Örnek Cümleler İle Birlikte İngilizce Kelimeler #2



1. Excuse: Mazeret , bahane Okunuşu: Ekskiyuz

Mike didn't have an excuse when he came late for school
(Mike okula geç geldiğinde bahanesi yoktu)


2.Confess: İtiraf etmek  Okunuşu: Kınfess

Finally she confessed that she stole all the money.
(Nihayet bütün parayı çaldığını itiraf etti)


3.Spoil: Kirletmek , bozmak , berbat etmek Okunuşu: Spoyl

Sandy told Tom everything about the suprise party,so she spoilt the birthday party.
(Sandy Tom'a sürpriz parti hakkında her şeyi anlattı böylece doğum günü partisini berbat etti)


4.Blind: Kör Okunuşu: Blaynd

The blind woman was walking at the street when the accident happened.
(Kaza gerçekleştiğinde kör kadın sokakta yürüyordu)


5. Army: Ordu Okunuşu: Armi

Selim is going to join the army after he graduates from university.
(Selim üniversiteden mezun olduktan sonra orduya katılacak)


6.Adult: Yetişkin  Okunuşu: Edılt

Although he is 38 years old , he doesn't act like an adult.
(38 olmasına rağmen bir yetişkin gibi davranmıyor)


7.Court: Mahkeme Okunuşu: Kort

After police catched the thief , they brought him to court
(Polisler hırsızı yakaladıktan sonra mahkemeye getirdiler)


8.Abandon: Terk Etmek  Okunuşu: Ibendın


She got angry and abandoned the home
(Sinirlendi ve evi terk etti)


9.Mutual: Karşılıklı , ortak  Okunuşu: Müçıl


They are going to get divorced next week.This is their mutual decision.
(Onlar gelecek hafta boşanıyorlar . Bu onların ortak kararı)


10.Harmony: Uyum Okunuşu: Harmıniy


There must be harmony between melody and rhythm in music.
(Müzikte melodi ile ritim arasında uyum olması gerekiyor)


11.Invest: Yatırım yapmak Okunuşu: Invest


The investor says that investing to this field is a good idea.
(Yatırımcı bu tarlaya yatırım yapmanın iyi bir fikir olduğunu söylüyor)


12.Praise: Övmek Okunuşu: Preyz


The teacher praised the student for his honesty
(Öğretmen öğrenciyi dürüstlüğünden dolayı övdü)


13.Migrate: Göç etmek Okunuşu: Migreyt


The birds migrate each year this time.
(Kuşlar her yıl bu zamanda göç ederler)


14.Improve: Geliştirmek Okunuşu: İmpruv


Jeremy has been improving his english for 10 months.
(Jeremy 10 aydır ingilizcesini geliştiriyor)


15.Rise: Doğmak , yükselmek Okunuşu: Rayz


The sun rises in the east , sets in the west


16.Glue: Yapıştırmak Okunuşu: Glüu


He broke a vase and tried to glue the pieces of the vase.
(O bir vazo kırdı ve parçalarını yapıştırmaya çalıştıı


17.Blame: Suçlamak Okunuşu: Bleym


Ted's wallet was stolen and Ted blames me 
(Ted'in cüzdanı çalınmış ve Ted beni suçluyor)


18.Ambitious: Hırslı Okunuşu: Embişıs


He is so ambitious that he never give up until he succeeds
(O kadar hırslı ki hiçbir zaman başarıya ulaşmadan pes etmez)


19.Bald: Kel Okunuşu: Bold


The bald man looked at me and smiled
(Kel adam bana bakıp gülümsedi)


20. Decide: Karar vermek Okunuşu: Dısayd

I couldn't decide where to go , so I went back to home.
(Nereye gideceğime karar veremedim bu yüzden eve geri döndüm)









Yorum Gönderme

0 Yorumlar